Hoşgeldiniz !

Aradığınız bilgiyi blogumuzda bulabildiyseniz, google reklamlarına tıklayarak bizlere destek olmayı unutmayın lütfen ;)

15 Ağustos 2010 Pazar

Bebekler için ay ay Beslenme Önerileri

0 - 4 AY
Bebeğiniz ağladıkça ve acıktıkça anne sütü vermelisiniz. Anne sütü yoksa veya yetersizse anne sütüne adapte bir biberon maması kullanmalısınız.
4 - 6 AY
Anne sütüne aldığı sürece ve miktarda devam edilmelidir. Anne sütü yoksa veya yetersizse 3-4 öğün 2 numara devam maması verilmelidir (500 ml/gün). Saat 10.00: Meyve suyu (Mevsimine göre suyu sıkılarak hazırlanır. 1-2 hafta sonra püre şeklinde verilebilir.)Saat 13.00: Sebze çorbası(1-2 hafta sonra püre şeklinde verilebilir.) Saat 16.00 Yoğurt (100 ml hazırlanmış ılık Devam Mamasına 1 çay kaşığı yoğurt konulup mayalanır ve 3-4 saat mayalkanmaya bırakılır.)
Saat 20.00 Kaşık Maması veya Muhallebi (100 ml su ile 1 tatlı kaşığı pirinç unu pişirilir. Ocaktan indirildikten sonra 3 ölçek Devam Maması ilave edilir.)
6 - 8 Ay
Anne sütüne aldığı sürece ve miktarda devam edilmelidir. Anne sütü yoksa veya yetersizse en az 300 ml. devam maması verilmelidir. Saat 06.00-07.00: Kahvaltı (Devam maması içine akşamdan tuzu alınmış peynir +haşlanmış yumurta sarısı +reçel ilave edilerek hazırlanır.)
Saat 10.00: Kavanoz maması veya meyve püresi
Saat 13.00: Sebze çorbası veya sebze püresi (İçersine ince çekilmiş kıyma ilavesine başlanabilir.) Saat 16.00: Yoğurt
Saat 19.00-20.00: Kaşık maması veya muhallebi (Muhallebi devam maması ve pirinç unu ile hazırlanmalıdır.)
8 - 10 Ay
Anne sütü veya devam maması (en az 300 ml.)
Saat 07.00: Kahvaltı
Saat 10.00: Kavanoz maması veya meyve püresi Saat 13.00: Sebze çorbası veya diğer unlu çorbalar (Tarhana, yayla, şehriye çorbasına et, tavuk, kıyma ilave edilebilir.)Saat 16.00: Yoğurt veya meyve püresi + tahıllı mama Saat 19.00: İnce çekilmiş kıymadan yapılan köfte veya herhangi bir çorba
Saat 20.00-21.00: Anne sütü veya 2 ya da 3 numaralı devam maması
10 - 12 Ay
Anne sütü veya 2 ya da 3 numaralı devam maması günlük en az 300 ml. olmalıdır. Evde hazırlanan yemeklere yavaş yavaş geçilebilir. Yemeklerin sadece suyu değil kendisi ezilerek verilmelidir. Haftada 1-2 öğün haşlanmış veya ızgara taze balık ve haşlanıp ezilmiş karaciğer verilmeye başlanabilir. 07.00-09.00: Kahvaltı (150 ml. devam maması + yumurta +peynir +bir dilim ekmek + 1 tatlı kaşığı reçel)12.00-13.00: Evde pişmiş etli sebze yemeği veya sebze püresi +meyve suyu
15.00-16.00: Yoğurt veya devam maması
19.00-20.00: Çorba + köfte veya balık
Yazının Kaynağı Fatma Eren ( Bebek Dosyası )

Bebeklerin ay ay Beslenmesi

Bebeklik: İlk altı ay önerilen tek şey anne sütüdür. Anne sütü kadar kaliteli,ekonomik ve pratik başka bir besin daha yoktur. 6. aydan itibaren bebeklerin gerek enerji gereksinimlerinin artmış olması gerekse fizyolojik değişikliklerinin karşılanması amacıyla ek besinlere geçilmelidir. Bu sayede değişik tatlarla tanışan bebekler sonraki aylarda kolay yeme alışkanlığı kazanacaklardır. Elbette bu besinler bebeklerin ayına uygun şekilde sıralandırılarak verilmelidir . Besleyici değeri yüksek ama allerji yapma niteliği az olan besinle ön planda tutulmalıdır. Elma ,şeftali gibi asitsiz taze meyve suları veya bu meyvelerin püresi, patates, havuç gibi gaz yapmayacağı bilinen sebzelerle başlamak üzere hazırlanan sebze çorbaları veya sebze püresi, pirinçli çorbalar, yoğurt, peynir, pekmez, ekmek, yumurta bebek beslenmesinde kullanılan ek gıdalardır. Bu besinler bebeğin ayına göre sırasıyla beslenmesine eklenmelidir.

Annelerin bebekleri için hazırladıkları yemeklerde kullandıkları malzemelerin mevsiminde olmasına dikkat edilmeli ayrıca hazırlama aşamasında gerekli olan hijyen kurallarına uygulması da çok önemlidr.

Bu sırada gıdaların teker teker denenmesi hem oluşabilecek allerjik reaksiyonun fark edilmesinde hem de lezzetinden hoşlanılmayan gıdanın tespidinde fayda sağlayacaktır.
Bal allerji yapma olasılığı nedeniyle 2 yaşından önce tercih edilmez

Çocuk beslenmesi? Çocukluk dönemi denildiğinde çok geçiş bir aralığı içine almaktadır. İlk olarak 1 yaşını tamamlamış olan ve herhangi bir sağlık sorunu olmayan bir çocuğun artık bütün besin gruplarını tüketebilecek hale gelmiş olması gereklidir. Bu arada halen anne sütü alımı varsa 2 yaşa kadar buna da devam edilmesi tavsiye edilmektedir.

1-5 yaş arası olan ve okul öncei dönem olarak da adlandırılan bu dönemde evde kazanılan doğru beslenme alışkanlıkları, okul dönemindeki alışkanlıkları ve yetişkin olduklarındaki oluşabilecek sağlık sorunları arasında yakın bir ilişki mevcuttur. Bu dönemde doğru beslenme alışkanlıkları kazanma konusunda anne, baba, aile büyüklerinin örnek teşkil etmeleri önemlidir. Bu yaş grubunda günlük olarak her besin grubundan tüketmesi sağlanmalı , günlük beslenme düzenlere ona göre ayarlanmalıdır. Tabi ki yapılacak fiziksel aktivite varsa bu da almaları gereken besin miktarlarına etkilemektedir. Besin grubu olarak; süt ve ürünleri, et grubu, sebze –meyve grubu, yağ grubu ve tahıllar yer almaktadır.

Okul çağı döneminde özellikle dikkat edilmesi gereken bir nokta mutlaka kahvaltı yaptırılıp okula gidilmesidir. Ayrıca okul kantinlerinde ve yemekhanelerinde verilen yemek çeşitliliği de önemlidir. Bu yaş grubuna özel olarak hazırlanmış menülerin uygulanması önemlidir. Bu dönemde yalnış kazanılan beslenme alışkanlıkları ileri ki yaşlarda birçok hastalığa yakalanma riskini arttırmaktadır.

Çocuğun sağlıklı beslendiğinin göstergesi ne?
Çocuklarda büyüme eğrisi takibi yapılır. Bu eğride yaşına göre kilo ve boy takibi yapılmaktadır.

Çocukların kahvaltısı nasıl olmalı?
1-2 dilim peynir çeşitleri, tam tahıllı ekmek, zeytin, pekmez - bal, süt, haftada 2-3 kere yumurta veya omlet, taze meyve, evde yapılmış kuru meyveli kek veya börek çocukların kahvaltılarında olabilecek gıdalardır.

Okul çağı çocuklarında beslenme nasıl olmalı?
Bu yaş grubu çocukların oldukça aktif oldukları ve gelişimlerinin en yüksek düzeyde seyretti düşünülerek gereksinimleri karşılayacak hem besleyici değeri yüksek hem de çocukların severek tüketebileceği gıdalarla beslenmesi gerekmektedir.. Her zaman olduğu gibi her öğün kendi içerisinde yeterli miktarlarda karbonhidrat ,protein ve yağ içermelidir. Mutlaka kahvaltı arkasına ara öğün, öğle yemeği, bunu takip eden 1 veya 2 küçük ara öğün ve akşam yemeği okul çocuğunun gereksinimlerini karşılayacak yemek sistemidir. Özellikle çocukların ana öğünlerde temel besin grubumuz olan ekmek ve ekmek türevi olan çorba – pilav – makarna gibi gıdalar, et/ tavuk haftada en az 1gün balık ve mevsiminde olan herhangi bir sebze yemeği ,bunun yanında oldukça önemli kalsiyum kaynakları olan süt ve yoğurt hem ana öğünlerde hem de ara öğünlerde tükettirilmelidir.

Bir çocuğun beslenme çantasında neler olmalı?
çocukların her öğününde karbonhidrat – protein- yağ dengesinin olması istiyoruz .bu nedenle eğer çocuk kahvaltısını evde yapıp çıkıyorsa öğle yemeğine kadar arada yiyebileceği bir meyve, öğle yemeğinde ekmeğinin arasına konulacak peynir veya et / tavuk yanında 1 kutu ayran ,1 kutu süt yanında kuru meyveli 1-2 dilim kek veya evde yapılmış börek beslenme çantasına konulabilecek alternatifler olabilir.

Özellikle ülkemizde sınava girmeyen çocuk yok gibi. Sınavlara çalışanların özel bir beslenme şekli olmalı, zihin açıcı beslenme tarzı var mı? Özellikle neler yenmesini önerirsiniz?
Demir, beyne oksijen taşınmasında dolayısıyla beynin çalışmasında çok önemli role sahiptir. Bu sebeple beslenmenizde demirden zengin olan kırmızı et, yumuırta, kuru baklagilller, pekmez, kuru kayısı, koyu yeşil yapraklı sebzeler yeterince olmalıdır.

B Demir, beyne oksijen taşınmasında dolayısıyla beynin çalışmasında çok önemli role sahiptir. Bu sebeple beslenmenizde demirden zengin olan kırmızı et, yumuırta, kuru baklagilller, pekmez, kuru kayısı, koyu yeşil yapraklı sebzeler yeterince olmalıdır.
Tüm gün boyunca zihinsel potansiyeli aynı seviyede koruyabilmek için az yağlı yiyecekleri ve günde 4-5 ögünlük beslenmeyi tercih etmek gerekir. Böylece gün içinde yorgunluk, uyuklama ve zihinsel potansiyelin düşmesi engellenmiş olur.

İştahsız çocuğa yaklaşım nasıl olmalı?
Anneleri en çok üzen ve telaşlandıran konulardan bir tanesi çocuklarının yemek yememesidir. Çocuğumu doyuramıyorum, aç kalıyor düşüncesiyle ne yapacaklarını şaşıran anneler, doğru sandıkları bir çok yanlış yaparak yemek yemeği, ya çocukları için işkence haline getirirler yada kendileri için büyük bir tehdit unsuru oluştururlar.

Çocuklarda iştahı etkileyen en büyük etkenlerden birisi öğün aralarında abur-cuburla karnını doyurmalarıdır. Buna bağlı olarak doygunluk hissi hisseden çocuk ana öğünlerde yemek yemeği rededicektir.

Oyalamak için ana yemek öncesi çocuğunuzun eline tutuşturduğunuz bir gofret veya bir dilim kek onu tıkayacak ve sofrada yiyecekleri reddetmesine neden olacaktır. Bu tip durumlarda çocuğun sofra düzenine alışık olması çok önemlidir. Çocuğunuz bir yaşına geldiğinde artık aile sofranıza oturur hale gelmeli ve yemek zamanının aile ile bir araya gelinen, herkesin yemek yediği eğlenceli bir vakit olduğunu öğrenmelidir. Bunun yanısıra çocuğunuz gereksinimlerini karşılayacak küçük ara kahvaltılar yada meyveler, kahvaltı ile öğle yemeği arasında, öğle yemeği ile akşam yemeği arasında verilebilir ancak bu ara öğünler iştahı kapatıcak miktarda ve ana öğün saatine çok yakın olmamalıdır.

Ayrıca yemek tabaklarının çocuğunuzun ilgisini çekecek tarzda renkli ve eğlenceli olması, tabağına yiyebileceği kadar yemek konması çocuğunuzun çok daha istekli yemek yemesini sağlayacaktır.

Bunların dışında çocuğunuzla beraber alışveriş yapmanız ,sofra hazırlanırken yardım istemeniz hatta onunda yemek hazırlanmasında katkıda bunmasına fırsat tanımanız çocuğunuzun yemek yeme isteğini artırıcı yönde olumlu etkiler oluşturacaktır.

Yemek öncesi çocuğunuzun hem temizlik hem de kendisini daha zinde hissetmesi için elini yüzünü yıkaması faydalı olacaktır. Çocuğunuz çok yorgun ve uykusuzsa yemek yemesi konusunda ısrarcı olmayın.

Eğer çocuğunuz yemek yemeği red ediyorsa bunu bir çok nedeni olabilir. Bunlardan bir tanesi genellikle çocuğun dikkatleri üzerine çekerek herkesin kendisiyle ilgilenmesini sağlama çabasıdır. Böyle bir durum içerisindeyseniz yemek yemeği reddeden çocuğunuza, tabağındakileri bitirmesi konusunda ısrarlı ve tepkili davranmak yerine, ‘peki’ diyerek, onunla ilgilenmemeli, bu konudan ne kadar endişe duyduğunuzu ona hissettirmemelisiniz. Aksi taktirde çocuğunuz bunu bir koz olarak görücek ve yapılmasını istediği bir şeyi yaptırmak için sizin endişe duyduğunuzu fark ettiği yemeği reddetme yoluna gidecektir.

Çocuğunuzun yemek yemeği istemediğinde tabağındakilerin hepsini bitirmek zorunda olmadığını, açlık hissetmiyorsa daha sonra da yiyebileceğini söyleyip, tabağını yarım saatten fazla önünde tutmamalısınız. Ancak bu tavrınızda tutarlı olmalısınız. Tabaktakileri bitirmesi için ödüller koymak yada baskıcı,ters tavırlar içerisine girmek, zorlamak, kandırmak çocuk üzerinde yemek ve yemek zamanı ile ilgili kötü çağrışımlara yol açabilir hatta ilerleyen zamanlarda daha da büyük sorunlara neden olabilir.

Çocuğunuzun yemeği reddetmesindeki diğer en önemli etmen ise aynı biz yetişkinlerde olduğu gibi iştahsız olmasıdır. Özellikle hasta ve ateşi yükselmişse, diş çıkartıyorsa, yorgun yada uykusuzsa, alışmış olduğu düzen değişmişse çocuğun iştahında azalma gözlenebilir. Bu dönemde de telaşlanmadan hacmi küçük ama içeriği çocuğunuzun ihtiyaçlarını karşılayacak, normalde de yemekten hoşlandığı yiyecekleri görsel açıdan da ona hitap edecek eğlenceli tabak süslemesiyle yine ısrarcı olmadan yemesini sağlayabilirsiniz. Tüm bunlara rağmen çocuğuz da kilo kaybı gözlemliyorsanız,yemek yemeği şiddetle reddediyor ve yediklerini çıkartıyorsa mutlaka vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmanız faydalı olacaktır.

Sağlıksız beslenen bir çocukta ne tür sorunlar görülebilir?
Sağlıksız beslenen çocuklarda görülebilecek en büyük sağlık sorunu çağımızın hastalığı obezite ve ardından gelebilecek obezitenin yol açtığı genç yaşta oluşabilecek kalp damar hastalığı, diyabet, tansiyon, böbrek fonksiyonlarında bozukluk, mide rahatsızlıkları,demir eksikliği ve bu eksikliğin neden olabileceği bir çok hastalık görülebilir. Bunun yanısıra yetersiz beslenme sonucu gelişim bozuklukları ve konsantrasyon problemleriylede sıklıkla karşılaşılmaktadır.

Kışın özellikle (okula gidilmesi nedeniyle) sıkça enfeksiyon hastalıklarına yakalanılabiliyor. Çocukları bunlardan korumak için nasıl bir beslenme tarzına ağırlık verilmeli?
Öncelikle yeterli ve dengeli beslenme herzamanki gibi bir koruyucu yöntem ,bunun yanısıra antioksidanlardan zengin mevsim meyve ve sebzelerinin yeterli miktarlarda tüketilmesi enfeksiyonlara karşı savunma sistemine destek olucaktır.

Ergenlik
Bu çağda, hızlı büyüme ve gelişme nedeniyle çocukların enerji, protein, vitamin ve mineral gereksinimleri yetişkinlere oranla daha fazladır. Bu nedenle, bu geçiş döneminde gencin yaşam şekli, bilgisizlik nedeniyle kazanılan yanlış beslenme alışkanlıkları gerek kısa sürede gerekse daha ileriki yıllarda ortaya çıkabilecek çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Yetersiz ve dengesiz beslenme büyümeyi yavaşlatır, bazı beslenme bozukluğu hastalıklarına neden olur, bulaşıcı hastalıklara karşı direnci düşürür. Genel olarak ülkemizde çocuk ve gençlerde yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı olarak görülen sağlık sorunları; zayıflık, şişmanlık, bu iki durumun oluşturduğu komplikasyonlar, yetersiz veya fazla besin öğesi alımları, guatr, anemi ve diş çürükleridir.

30-40'lı yaşlar
Yetişkin bir bireyin günlük besin alımını birçok faktör etkilemektedir. Bu faktörler arasında; cinsiyet, yaş, fiziksel aktivitesi, sağlık sorunu olup olmaması sayılabilir. Günlük enerji alımı yaş ile birlikte her 10 yılda yaklaşık %2 azalır. Bunu göz önünde bulundurarauk günlük besin alımınızı kontrıol altında tutmak gerekmektrdir.

Örneğin,
Besin çeşitliği yapınız
Ağırlığını dikkat ediniz ve fiziksel aktivite yapmaya çalışınız
Günlük beslenmesinde şeker ve tuz alımınızı azaltınız.
Alkol alımınız varsa azaltınız
Günlük beslenmeniz içerisinde sebze ve meyveyi eklemeyi unutmayınız
Süt- yoğurt- peynir gibi ürünlerin az yağlı olanlarını tercih ediniz.

Yaşlılık
Yaşlılıkla beraber kişilerde diş kaybına bağlı çiğneme sorunları ,yutma güçlükleri, hareketlerinin azalması bağlı mide barsak sorunları dolayısıyla kabızlık ayrıca iştahta azalma gibi beslenmeyi etkilecek bir takımlar sıkıntılar görülmektedir. Beslenmenin oldukça önem kazandığı yaşlılık döneminde kişilerin günlük gereksinimini karşılayacak, kolay sindirebilecekleri, kas ve kemik kitlesini koruyacak ,bağışıklık sistemini güçlendirecek şekilde beslenmelei gerekir.

Besin çeşitliliğinin oldukça önem kazandığı bu dönemde özellikle ana öğünlerde her besin grubunun yer alması besinlerin yeterli miktarlarda tüketilmesi sağlanmalıdır. Bu besinler;

Et grubu: Etler, kurubaklagiller ve yumurta
Süt grubu: Süt, yoğurt ve peynir
Tahıl grubu: Ekmek, pilav ve makarna gibi unlu, nişastalı besinler
Sebze ve meyve grubu: Tüm sebze ve meyveler’dir.

Öğün sayısı artırılarak her öğündeki yiyecek miktarı azaltılmalıdır. Böylece olası sindirim problemleri önlenebilir. 3 Ana 3 ara olmak üzere günde 6 öğün beslenme sağlanmalı, başta kahvaltı olmak üzere asla öğün atlanmamalı, sindirimi kolaylaştırmak adına akşam yemeği mümkün olduğunca erken saatlerde bitirilmelidir.

Yaş ilerledikçe fiziksel aktivitenin azalabileceği göz önünde bulundurularak diyetteki toplam yağ miktarı azaltılmalıdır. Özellikle katı yağlar en alt düzeye indirilmeli bunun yerine uygun miktarlarda bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir.

Pişirme yöntemlerinede dikkat edilmeli, yiyecekleri kızartma kavurma, bol yağda sote yapma yerine haşlama, ızgara, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri kullanılarak hazırlanmalıdır. Çiğneme güçlüğü yaşayan kişilere mümkün oldukça küçük parça ve yumuşak gıdalar hazırlanmalıdır.

Bu sırada yeterli miktarda su ve sıvı alımına özen gösterilmeli, aşırı çay, kahve, gazlı içecekler gibi uyarıcılardan, çok baharatlı gıdalardan mümkün oldukça uzak durulmalıdır. Diyette tuz miktarına dikkat edilmeli, turşulardan ve salamura yapılmış gıdalardan mümkün oldukça kaçınılmalıdır.

Barsak sisteminin düzenli çalışabilmesi için günlük posa (lif) alımı artırılmalı, posadan zengin olan kurubaklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, kuru börülce, barbunya, soya), tam tahıllar (esmer ekmek, bulgur, kepekli pirinç / makarna / erişte / un), taze sebze ve meyveler (kabuklu yenilebilenleri soymadan) her gün belli porsiyonlarda tüketilmelidir.

Oluşabilecek sağlık problemlerini önlemek adına zayıflıktan ve şişmanlıktan kaçınmalıdır.

Bebeklerin Erken Yatmasının Önemi

Çocuklarda büyüme hormonu saat 22.00 ile 02.00 arasında daha fazla salgılandığından, gelişmenin daha hızlı olması için çocukların erken yatırılması gerekiyor.
KONYA - Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Koç, çocukların gelişimine doğru beslenme kadar uyku düzeni ve uyuma saatlerinin de önemli etki yaptığını anlattı.
Çocuğun sağlıklı bir şekilde gelişmesinde büyüme hormonlarının düzenli bir şekilde salgılanmasının önemine işaret eden Koç, akşamın belli saatlerinin uykuda geçirilmesinin, büyüme hormonlarının düzenli salgılanmasında önemli etkisi olduğunu ifade etti.
Koç, çocuklarda büyüme hormonunun saat 22.00 ile 02.00 saatleri arasında daha fazla salgılandığını vurgulayarak şunları kaydetti:
“Gelişmenin daha hızlı olması için çocukların erken yatırılmasında büyük yarar vardır. Çünkü büyüme hormonları, vücut hareketsizken, yani enerji harcamadığı zamanlarda daha düzgün bir şekilde salgılanır. Büyüme hormonları 22.00 ile 02.00 saatleri arasında salgılandığı için, çocuğun bu hormonlardan daha fazla yararlanabilmesi için erken yatmak büyük önem taşıyor. Çocuklar genellikle daha fazla televizyon seyredebilmek için geç yatma eğiliminde oluyor. Ancak, fazla televizyon seyretmek zaten gelişme çağındaki çocuğun göz sağlığı için zararlıdır.”
Çocuklarının erken yatmasının sağlanmasında ailelerine büyük görev düştüğünü belirten Koç, çocuklara erken yatma alışkanlığı kazandırılması gerektiğini anlattı.
Koç, büyümeyi düzenleyen ve hızlandıran Omega 3 içeren takviye maddelerin akşam saatlerinde verilmesinin, vücuda yararını artıracağını sözlerine ekledi.
Kaynak:Ntvmsnbc-Haberler-06 Ekim 2006

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Bebeğimin Gelişimi Nasıl

Uzmanlar, 0-6 yaş arası her sağlıklı çocuğa gelişim tarama testi yapılması gerektiğini söylüyor....  Çoğu anne ve baba, çocuğu okulda başarısız oluncaya kadar gelişimsel bozukluğu fark etmiyor. Çocuğun gelişimsel sürecindeki gecikme hafifse fiziki muayanede de farkedilmiyor. İşte bu durumda devreye gelişim tarama testi giriyor. Uzmanlar, gelişim tarama testinin, 0-6 yaş arası her sağlıklı çocuğa yapılması gerektiğini söylüyor. 15 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanan bu test sayesinde çocuğun gelişim süreci her yönüyle taranmış oluyor. Test, çocuğun ileriye yönelik davranışlarında önemli rol oynayan dış dünyayla ilişki, dil ve yürüme gibi motor ve el becerileri konusunda ebeveyne ve hekime yol gösteriyor. Gelişimsel Çocuk Nörolojisi Derneği Başkanı Prof.Dr.Kalbiye Yalaz, `...El becerisi çocuğun gelişim basamakları içinde en önemlisini teşkil ediyor. Çok basit testlerle, çocuğun el becerisinin ne olduğunu saptayabiliyoruz` diye konuştu. 6 Yaşına Kadar En Az 4 Defa Uygulanmalı 6 yaşına kadar en az 4 defa uygulanması gereken gelişim tarama testi ile nörolojik ve psikolojik sağlık sorunlarına erken müdahale şansı söz konusu oluyor. Prof. Dr. Yalaz şu bilgileri veriyor: `Hem bilişsel, hem hareket bozukluklarını gösterebiliyoruz... Kabaca çocuğun normal işitip işitmediğini anlamak için test yapıyoruz. Hem de sorguladığımız zaman konuşmasına bakıyoruz. Konuşma bozukluklarını bu testle öğrenmek mümkün.` Gelişim tarama testi her hastanede çocuk gelişim uzmanları tarafından yapılabiliyor
Kaynak:http://www.trt.gov.tr

Zeki Olması İçin Bebeğime Ne Yedirmeliyim

Gebeliğin son üç ayı ile doğumdan sonra 2 yaşına kadar beynin gelişimini tamamladığı belirtilerek, bu dönemde beyin gelişimini destekleyen beslenmenin son derece önemli olduğu vurgulandı. Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Banu Anlar, fazla glikoz alımının zekayı etkilemediğini, az kalori alımının faydalı olduğunu belirterek, beyin gelişiminde deniz ürünleri ve ceviz gibi gıdalarda bulunan Omega3 ve Omega6 yağlarının çok önemli olduğunu söyledi.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Nöroloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Banu Anlar, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nce (OMÜ) düzenlenen “Beslenme ve Beyin” konulu konferansta, beslenmenin beyin gelişimi üzerindeki etkilerini anlattı. Beynin gelişiminde, genetiksel ve çevresel faktörlerin önemli olduğunu ifade eden Anlar, bir diğer önemli faktörün de beslenme olduğunu söyledi.

Annelerin en sık sorduğu sorunun, “çocuğumun zeki olması için ona ne yedirmeliyim” olduğunu ifade eden Anlar, şunları kaydetti: “Bebeğin zekasını etkileyen birçok faktör var. Bunların başında genetik geliyor. Annenin zekasını değiştiremeyeceğimize göre, kontrol edebileceğimiz faktör olan beslenmeye dikkat etmeliyiz. Gebeliğin son üç ayı ile doğumdan sonra 2 yaşına kadar beyin gelişimini tamamladığı için bu dönemde beyin gelişimini destekleyen beslenmeye son derece önem vermeliyiz.”

Anlar, fazla glikoz alımının zekayı etkilemediğini, az kalori alımının faydalı olduğunu belirterek, beyin gelişiminde deniz ürünleri ve ceviz gibi gıdalarda bulunan Omega3 ve Omega6 yağlarının çok önemli olduğunu söyledi.

Mineral eksikliği ve fazlalığının da zararlı olduğunu belirten Anlar, demirin önemine değinerek demir eksikliğinde ciddi sorunlar yaşanacağını kaydetti.

Anlar, yapılan araştırmaların kanda kurşunun yüksek olmasının zeka düzeyini düşürdüğüne dikkati çekerek, kandaki kurşun değerlerinin takip edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Bebeklerin Dişleri Ne Zaman Çıkar

DİŞLERİN SÜRME TABLOSU
SÜT DİŞLERİ
SÜRME
DÜŞME
KALICI DİŞLER
SÜRME
I
II
III
IV
V
Orta kesiciler
Yan kesiciler
Kaninler
1.süt azıları
2.süt azıları
6-12 ay
6-12 ay
18-24 ay
12-18 ay
24-30 ay
7 yaş
8 yaş
10 yaş
9 yaş
11 yaş
1  Orta kesiciler
2  Yan kesiciler
3  Kaninler
4  1. Küçük azılar
5  2. Küçük azılar
6  1. Büyük azılar
7  2. Büyük  azılar
8  3. Büyük azılar
7 yaş
8 yaş
10 yaş
9 yaş
11 yaş
6 yaş
12 yaş
18 yaşından sonra





Bebeğinizin Zekasını Geliştirin

1. Onunla konuşun. Çocuklarınızla konuşmak ve onları dinlemek yapabileceğiniz en önemli iki şeydir. Kimse onunla konuşmazsa konuşmayı öğrenemez ve kimse onu dinlemezse beyni pratik yapamaz; dolayısıyla iletişim kurmayı beceremez. Konuşun, sizinle iletişim kurmaya yaşamının her döneminde ihtiyacı olacak! Araştırmalara göre, bebeğinizle konuşma şekliniz diğerlerinden farklıdır ve bebeğiniz de konuşmayı sizin sözlerinizden öğrenir. Beyin gelişimine sizin anne şefkati dolu sözleriniz faydalıdır.

2. Şarkılar söyleyin. Bebeğinizle şarkılar söyler, güler, şakalaşırsanız çocuklarınız daha erken konuşur.

3. Nesneleri anlatın. Ona bazı nesneleri isimlendirip tarif edin, diğer nesnelerle karşılaştırın, ne işe yaradıklarını açıklayın. Sizi pür dikkat dinlediğini fark edeceksiniz!

4. Arka plandan gelen sesleri kesin. Televizyon ya da radyonun sesi çok açıksa siz ve bebeğinizin dinleme ve konuşma eylemlerini engeller.

5. Çocuğunuz konuşurken bütün dikkatinizi ona verin. Sırtınızı dönmemeye çalışın, diz çöküp göz kontağı kurun.

6. Ona bir şeyler okuyun. Çocuğunuza bir şeyler okumak, dilini öğrenmesini sağlar, algılarını, dikkat genişliğini artırır. Bu yüzden kitapları hayatınızın bir parçası haline getirin, çocuğunuzu uyuturken mutlaka ona okuyun. Çocuğunuzun ilgisini çekmeye başladığında harflerin şekillerini göstererek okuyun, böylece bazı çocuklar okumayı 3 yaşından itibaren öğrenebilir.

7. Müzik çalın. Her ne kadar klasik müziğin çocuğunuza daha parlak bir zeka sağladığı ispatlanmadıysa da, müzik onun zihinsel ve duygusal gelişimini zenginleştirecektir. Bazı insanlar müzik ve matematik yeteneğinin birbirleriyle alakalı olduğuna inanır. Oysa çalışmalar, müzisyenlerin matematikte birçok insandan farklı ya da daha iyi olmadığını gösterir. Çocukların matematik yeteneğine sahip olmasında daha çok ailelerin kitaplar ve iletişimle sağladığı öğrenme cesareti önemli bir rol oynar.

8. Çocuğunuzu uyuturken ona şarkı söyleyin. Bu hem çocuğunuzun daha rahat uyumasını, hem de tekrar ile kelime hazinesini geliştirmesine yardımcı olur.

9. Müzik eşliğinde diğer şeyleri de öğretin. " 1- 2 -3 işte yıkıyoruz ellerimizi 4- 5- 6 şimdi diş fırçalama zamanı..." gibi melodiler çocuğunuzun konsantre olmasına ve kelimeleri hatırlamasına yardımcı olur.

10. Çocuğunuzun sevdiği müziği seçmesine izin verin. Ve davullar, ziller kullanarak gürültü patırtı çıkarmasına bir süre katlanın.

11. Bırakın boyasın. Çocuklarınızın boya kalemleri ve oyun hamurlarıyla vakit geçirmesine engel olmayın çünkü bunlar el becerilerini artırır ve sanatsal bir şekilde kendilerini ifade etmelerine yardımcı olur.

12. Mutlaka beğenilerinizi sunun. Yaptıklarına iltifat edin ve onları herkesin görebileceği bir duvara asın.

13. Sanatsal faaliyetler için malzemeler bulundurun. Yumurta kutularını atmayın, alışveriş paketlerini saklayın, tuvalet kağıtlarındaki ruloları da kesmek ve yapıştırmak için kullanın. Değişik kolajlar yapmak için parktaki yaprakları toplayabilir ve duvar kağıtlarının parçalarını çocuklarınız için saklayabilirsiniz.

14. Sayıları hayatınızın bir parçası haline getirin. Matematiği ne kadar erken öğrenirse, o kadar rahat eder ve kendine olan güveni artar. Merdiven basamaklarını saymak gibi ufak adımlarla başlayın.

15. Sayıları melodik bir şekilde öğretin. "Beşten sonra altı nerde kaldı kahvaltı, altıdan sonra yedi kedi ciğeri yedi" gibi.

16. Büyük küçük gibi niceliklerden bahsedin. "Masadaki tabakları sayabilir misin?" "Büyük olanı mı yoksa küçük olanı mı istersin?" gibi sorularla başlayabilirsiniz.

17. Oyuncaklar ve oyunlar yardımıyla sayıları öğretin. Buzdolabına yapıştırılan mıknatıslı sayılar, küvete atabileceğiniz köpükten yapılmış olanlar, sayılarla ilgili yapbozlar ya da Monopoly'nin çocuklar için olanlarından alın.

18. Bazı şeyleri parçalara bölerek sayıları öğretin. Yiyecekleri küçük parçalara ayırın ve o parçaları çocuğunuzla birlikte sayın.

19. Televizyonu asla bir bebek bakıcısı gibi kullanmayın. Çünkü o çocuklarınızla iletişim kurmakta sizin yerinize geçemez.

20. Aynı videoyu ya da DVD'yi sayısız kere izlemesi sizi endişelendirmesin. Tekrar etme çocuğunuz öğrenmesine yardım eder.

21. Gezin ve öğrenin. Bir parka, kütüphaneye ya da mağazaya yapılan gezilerde çok şey öğrenebilirsiniz.

22. Ara sıra aktivitelerinizi değiştirmeyi deneyin. Diğer çocuklarla oynamasını, onları ve ailelerini düzenli olarak görmesini sağlayın.
 
Kaynak: Haber 7

Bebeğe Zeka Testi

"Bebeklerin her türlü davranışını değerlendirme altına alan test, anne-babalara çocuklarının parlak zekalı mı yoksa kalınkafalı mı olacaklarını belirlenebileceğini iddia ediyor. " CNN TÜRK-Anne-baba olmak o denli iddialı bir iş haline geldi ki İngiltere'de bebeklerin zeka seviyesini ölçen bir test geliştirildi.

Bebeklerin her türlü davranışını değerlendirme altına alan test, anne-babalara çocuklarının parlak zekalı mı yoksa kalınkafalı mı olacaklarını belirlenebileceğini iddia ediyor.

Anne-babaların, çocuklarının zekası ve eğitimi konusunda rekabete girdikleri çağımızda, böyle bir testin çocuklarının konuşabilecek çağa gelmesini bekleyemeyecek kadar sabırsız olan birçok anne-baba tarafından büyük ilgi görmesi bekleniyor.

Kılavuz gereksinimi


Bebek Gelişim Testi'ni bir çocuk psikoloğu ile birlikte geliştiren Fisher-Price adlı şirket niyetlerinin bebekler arasında rekabet yaratmak olmadığı konusunda ısrarlı.

Bir oyuncak şirketi olan Fisher-Price yaptıkları araştırmalar sonrasında anne-babaların bir tür kılavuza gereksinim duyduklarının ortaya çıktığını ve testin de bu gerekisinime yanıt verdiğini savunuyor.

Fiziksel gelişim biliniyor ama...
Şirket geçtiğimiz ay içersinde Sosyal Konular Araştırma Merkezi ile işbirliği yaparak 500 anne-baba üzerinde araştırma yaptı.

Araştırmada anne-babaların yüzde 90'ının sürünme ve yürüme gibi bebeklerin gelişimi açısından fiziksel dönüm noktalarının ne zaman olması gerektiğini bildiklerini ancak tanıma ve cisimlerle renklere isim verme gibi zeka gelişimi açısından dönüm noktalarının ne zaman başlaması gerektiğini bilmediklerini ortaya çıkardı.

Dr. Peter Marsh, "Araştırmaya göre anne-babaların yüzde 75'i çocuklarının beklenen zamanda bu dönüm noktalarına ulaşıp ulaşmadıklarına dair bir tür rehberlik hizmetine gereksinim duydukları ortaya çıktı" diyor.

'Çocuğunuzla oynayın'
Bebek Gelişim Testi, altı ila 12 aylık bebeklerde temel dil anlama, fark etme ve evdeki oyuncak ve cisimlerle kurdukları ilişkiler üzerine kurulu bir test.

Londra Üniversitesi'nde psikoloji dersi veren ve çocuk gelişmesi üzerine kitapları bulunan Dr Dorothy Einon, "Anne-babaların büyük bir çoğunluğu çocuklarını en iyi ne şekilde teşvik etmenin yollarını arıyor...

"Bugünlerde en büyük önem çocuğun okulda başarılı olmasına veriliyor. Hayatta başarılı olmak için yıldızlı pekiyi ile geçmek yeterli olmayabilir. Ama eskiye kıyasla daha iyi eğitim başarıya giden yolu kısaltır. Eğer çocuğunuzla sık sık oynarsanız daha hızlı gelişecektir" diye konuştu.

Bebek Gelişim Testi


1- Bebeğiniz... a. Yemek yemek istemediği zaman başını başka tarafa çeviriyor mu? b. Kucak istediği zaman başını/kollarını yukarı kaldırıyor mu? c. Ellerini çırpıp bay bay yapıyor mu?

2- Bebeğiniz... a. Uzattığınız oyuncağı elinizden kapabiliyor mu? b. Kasıtlı olarak oyuncağı yere atıyor mu? c. İki fincan ya da iki bloğu üst üste koyabiliyor mu?

3- Bebeğiniz... a. Kapı ya da açılır kapanır kanatları açmakta zorlanıyor mu? b. Kapı ya da kanadı açmak için parmağıyla itiyor mu? c. Kapı ya da kanadı rahatlıkla açıp kapıyabiliyor mu?

4- Bebeğinizi yemeğini yerken... a. Sizin yedirmeniz mi gerekiyor? b. Bezelye gibi küçük besin parçalarını eliyle almaya çalışıyor mu? c. Baş parmak ve diğer parmaklarını kullanarak bezelye gibi küçük besin parçalarını alabiliyor mu?

5 – Bebeğiniz... a. Ritmik bebek şarkılarını söylediğinizde hoşuna gidiyor mu? b. Parmaklarını bir bir saydığınızda elini ya da ayağını hazır hale getiriyor mu? c. El çırpma eşliğinde bir şarkıyı duyunca ellerini çırpıyor mu?

6- Bebeğiniz... a. Düşürdüğü oyuncağına kayıtsız kalıyor mu? b. Düşürdüğü oyuncağını arıyor mu? c. Oyuncağını kasıtlı olarak düşürüp nereye gittiğine bakıyor mu?

7- Bebeğiniz... a. Çıkardığı manasız sesler ile sizinle bir tür sohbet yapabiliyor mu? b. Sizin baktığınız tarafa bakıyor mu? c. Oyuncak bardaktan içmek gibi bir hareketi taklit edebiliyor mu?

8- Bebeğiniz... a. Oyuncak telefonu ile oynadığınızda bu oyuncağa da diğer oyuncaklara olduğu gibi mi davranıyor? b. Oyuncak telefonun neler yapabileceğini görmeye ilgi gösteriyor mu? c. Tuşlara basıp kulağına götürmek gibi bekleneni mi yapıyor?

9- Bebeğiniz... a. Oyuncağını bir örtünün altına sakladığınızda başka bir tarafa mı bakıyor? b. Bir parçası görünen oyuncağını bulmak için örtünün altına bakıyor mu? c. Örtüyü kaldırıp saklanan oyuncağını buluyor mu?

10- Bebeğiniz... a. Adıyla çağrılmasına kayıtsız mı kalıyor? b. Adını çağırdığınızda size doğru dönüyor mu? c. Adını tanıyıp 'Hani anne, hani baba?' diye sorulduğunda anne ya da babayı tanıyor mu?

Yanıtlar ne anlama geliyor?
Yukarıdaki her bir soru için yanıtlardan birini seçin. Bebeğinizin gelişme oranını bulabilmek için her 'a' yanıtına bir puan, her 'b' yanıtına iki puan ve her 'c' yanıtına üç puan verin.

'A' yanıtları ortalama bir bebeğin altı-sekiz aylıkken yapabileceği şeyleri, 'b' yanıtları dokuz aylıkken yapabileceklerini, 'c' yanıtları ise 12-14 aylıkken yapabileceklerini gösteriyor.

Ortalama bir bebek altı aylıkken listedeki her şeyi yapamayabilir, ama soruların çoğundan 'a' alması gerekir. Gereken skor sekiz ya da dokuz olmalıdır.

Dokuz aylık bebeklerin 'a' yanıtlarının çoğunu ve birkaç da 'b' yanıtı alması gerekir. Gereken skor 13-15.

12 aylıklarda ortalama bir bebek 'b' yanıtlarının yanısıra birkaç da 'c' almalıdır. Gereken skor 24-30.

Kız Erkek Çocuk Gelişimi Boy Kilo

Kız Çocuk Gelişimi Boy Kilo
Doğumda 47-53 cm arası
3 .ay 54-64 cm arası
6.ay 58-70 cm arası
9.ay 61-75 cm arası
12.ay 64-80 cm arası
15.ay 68-84 cm arası
18.ay 71-88 cm arası
2.yaş 76-95 cm arası
2.5 yaş 81-100 cm arası
3.yaş 85-104 cm arası
3.5 yaş 89-108 cm arası
4.yaş 92-112 cm arası
4.5 yaş 94-115 cm arası
5.yaş 97-118 cm arası
5.5yaş 100-121 cm arası
6 yaş 103-125 cm arası
6.5 yaş 105-128 cm arası
7.yaş 108-131 cm arası
7.5 yaş 112-134 cm arası
8.yaş 115-137 cm arası
8.5 yaş 117-140 cm arası
9.yaş 120-143 cm arası
9.5 yaş 123-146 cm arası
10.yaş 125-149 cm arası
10.5yaş 129-153 cm arası
11.yaş 133-157 cm arası
11.5yaş 137-161 cm arası
12.yaş 140-165 cm arası
12.5 yaş 143-167 cm arası
13.yaş 144-169 cm arası
13.5 yaş 146-170 cm arası
14.yaş 147-170 cm arası
14.5 yaş 148-170 cm arası
15.yaş 148-171 cm arası
15.5 yaş 148-171 cm arası
16.yaş 148-171 cm arası
16.5yaş 148-171 cm arası
17.yaş 148-171 cm arası
Kız Çocuklarda normal kilo gelişimi
Doğumda 2.6-4.3 kg arası
3 .ay 4-7 kg arası
6.ay 5.4-9.2 kg arası
9.ay 6.4-10.8 kg arası
12.ay 7.1-12.1 kg arası
15.ay 7.7-13 kg arası
18.ay 8.3-13.7 kg arası
2.yaş 9.2-15.1 kg arası
2.5 yaş 9.9-16.3 kg arası
3.yaş 10.6-17.5 kg arası
3.5 yaş 11.2-19 kg arası
4.yaş 11.6-20.6 kg arası
4.5 yaş 12-22 kg arası
5.yaş 12.6-23.8 kg arası
5.5yaş 13.2-25.2 kg arası
6 yaş 13.7-26.6 kg arası
6.5 yaş 14.4-28.3 kg arası
7.yaş 15.3-30 kg arası
7.5 yaş 16.2-31.8 kg arası
8.yaş 17.3-34 kg arası
8.5 yaş 18.6-36.5 kg arası
9.yaş 20-39 kg arası
9.5 yaş 21.6-42 kg arası
10.yaş 23-45 kg arası
10.5yaş 24.8-49 kg arası
11.yaş 26.5-53 kg arası
11.5yaş 28-56.6 kg arası
12.yaş 30-59 kg arası
12.5yaş 32-61 kg arası
13.yaş 34-63.3 kg arası
13.5 yaş 36.5-65 kg arası
14.yaş 38-66.3 kg arası
14.5 yaş 39-67 kg arası
15.yaş 40-68 kg arası
15.5 yaş 41-69 kg arası
16.yaş 41-70 kg arası
16.5yaş 42-70 kg arası
17.yaş 43-71 kg arası

1-2 Yaş Bebek Beslenmesi

1-2 Yaş Bebek Beslenmesi

9.aydan sonra çocuğun temel gıdası olmaktan çıkan anne sütünü 12-15 ay arasında en geç 2 yaşında ve anne için uygun olan bir zamanda kesilmelidir.Çocuk 13-14 aylıktan itibaren kaşık kullanmaya başlanabilir.Çocuğun ayrı bir tabağı olmalı ve neyi ne kadar tükettiğine dikkat edilmelidir.

*En sık yapılan hatalardan biri çocuğu yemek suyu ile beslemektir.Hiçbir besleyici değeri olmayan bu beslenme biçimi uygulanmamalıdır. Bu dönemde çocuklar günde 4 öğün beslenmeli,temel besin gruplarından(süt ve sütlü gıdalar,etler,yumurta ve baklagiller,sebze ve meyveler,unlu ve nişastalı besinler)yeterli ve dengeli tüketilmelidirler.

*Çocuklara çay,kahve verilmesi içerdikleri uyarıcı maddeler nedeniyle onları aşırı sinirli yapar.En iyisi bu içecekleri çocuğa tattırmamaktır.

GENELLİKLE DENGELİ BİR BESLENME LİSTESİ ŞU ŞEKİLDE OLMALIDIR

1-Her gün yarım litre süt çocuklara verilmelidir.Süt her şekilde verilebilir.Sütün içerdiği kalsiyum çocukların gelişimi için çok önemlidir.25 gr peynirde de 200gr sütteki kadar kalsiyum vardır.
2-Her gün et ve baklagillerden 1-2 si listede olmalıdır.
3-Her gün (düzenli et verilen çocuklarda gün aşırı)1 yumurta çocuğa yedirilmelidir.
4-Günde 1 yada 2 kez sebze verilmelidir.
5-Günde 1-2 kez meyve yenmelidir.Fazladan 1 öğün meyve vermek sebzenin yerini tutabilir.Meyve suları da meyve yerine geçebilir.
6-Günde 1-2 kez nişastalı besinler ve 3 dilim ekmek günlük beslenme listesinde bulunmalıdır.

Çocuklara mümkün olduğu kadar erken dönemde kendi kendilerine çatal kaşık kullanarak yemeleri öğretilmelidir.Her çeşit şekerleme,pasta,kek,dondurma çocuklara sık verilmemesi gereken yiyeceklerdendir.Yemek aralarında çocuğa şekerleme vermek iştahını kapatarak yetersiz beslenmesine yol açtığı gibi diş çürüklerinde de önde gelen nedendir. Bu dönemde çocuklar ağız ve diş sağlığı konusunda eğitilmelidirler.1,5-2 yaşına giren bir çocuk bir diş fırçasına sahip olmalıdır.Bu yaşta henüz diş macununa gerek yoktur.Diş macunu kullanmaya 3.yaştan itibaren başlanabilir.

Erkek Çocuklarda Gelişim Tablosu

Erkek Çocuklarda Gelişim Tablosu
Bir bebeğin sağlıklı olup olmadığının ve yeterli büyüyüp büyümediğinin anlaşılmasında, en önemli kıstaslar baş çevresi, boy ve kilosundaki artışlardır.
Doktorunuz doğumdan itibaren bebeğinizin kilosunu, boyunu ve baş çevresini ölçerek, gelişimini takip edecektir. Bu bilgiler bebeğinizin dosyasına ve sizin elinizdeki bebek kontrol defterine (bu defter siz hastaneden çıkarken verilir) düzenli işlenerek bebeğin aylık gelişim ve büyümesi izlenir. Sağlıklı çocuk kontrollerinin önemi de bu noktada ortaya çıkar. Özellikle yaşamın ilk yılında yapılan aylık rutin kontroller, bebeğinizin bu aylarda ve gelecekte karşılaşabileceği olası sorunlar hakkında da size gerekli yardımı sağlayacaktır.
Bu çizelge bebeğinizin 0-2 yaş arasında nasıl bir büyüme grafiği izleyeceği konusunda ortalama bilgiler veriyor. Ancak her bebeğin farklı bir gelişim izleyebileceği de unutulmamalıdır. Bir ay az kilo alan veya boyu normalin üzerinde uzayan bebeğiniz öbür ay aradaki farkı kapatabilir, normal değerlere dönebilir. Genetik faktörler, beslenme gibi etkiler de bu durumu etkiler. Doktorunuz bebeğinizin kontrollerini yaparken, büyümesi ile ilgili bilgileri, nedenleri ile size açıklayacak, en az ve en çok alınması gereken artışları da size söyleyecektir.  
AYLAR        KİLO (gram)      BOY (cm)      BAŞ ÇEVRESİ (cm)
1. ay       2.800-4.500        49- 52.5     32.5-37.5
2. ay     3.800- 6.800       54- 59.5    36-41               
3. ay         4.100- 7.500       54.5-66          37.6- 42.6
4. ay      4.500- 8.500    57-70          39- 44
5. ay     5.300-9.200      58- 70 39.5- 45
6. ay       5.600- 9.700        59.5- 72.5    40.4-45.6
9. ay      6.500- 11.300     64-77.5        41.8- 47.6
12. ay      7.400- 12.500     68-82.5          42.8-49
15. ay   8.000 –13.500    71.5- 86.5    43.7- 50
18. ay       8.650- 14.300    75- 89.5     44.1- 51.1
21. ay           9.100- 15.000   77-92.5  
24. ay    9.500- 15.700        79.5- 95      

Kız Çocuklarda Gelişim Tablosu

Kız Çocuklarda Gelişim Tablosu
Bir bebeğin sağlıklı olup olmadığının ve yeterli büyüyüp büyümediğinin anlaşılmasında, en önemli kıstaslar baş çevresi, boy ve kilosundaki artışlardır. öbür ay aradaki farkı kapatabilir, normal değerlere dönebilir. Genetik faktörler, beslenme gibi etkiler de bu durumu etkiler. Doktorunuz bebeğinizin kontrollerini yaparken, büyümesi ile ilgili bilgileri, nedenleri ile size açıklayacak, en az ve en çok alınması gereken artışları da size söyleyecektir.  

Doktorunuz doğumdan itibaren bebeğinizin kilosunu, boyunu ve baş çevresini ölçerek, gelişimini takip edecektir. Bu bilgiler bebeğinizin dosyasına ve sizin elinizdeki bebek kontrol defterine (bu defter siz hastaneden çıkarken verilir) düzenli işlenerek bebeğin aylık gelişim ve büyümesi izlenir. Sağlıklı çocuk kontrollerinin önemi de bu noktada ortaya çıkar. Özellikle yaşamın ilk yılında yapılan aylık rutin kontroller, bebeğinizin bu aylarda ve gelecekte karşılaşabileceği olası sorunlar hakkında da size gerekli yardımı sağlayacaktır.
Bu çizelge bebeğinizin 0-2 yaş arasında nasıl bir büyüme grafiği izleyeceği konusunda ortalama bilgiler veriyor. Ancak her bebeğin farklı bir gelişim izleyebileceği de unutulmamalıdır. Bir ay az kilo alan veya boyu normalin üzerinde uzayan bebeğiniz öbür ay aradaki farkı kapatabilir, normal değerlere dönebilir. Genetik faktörler, beslenme gibi etkiler de bu durumu etkiler. Doktorunuz bebeğinizin kontrollerini yaparken, büyümesi ile ilgili bilgileri, nedenleri ile size açıklayacak, en az ve en çok alınması gereken artışları da size söyleyecektir.  


AYLARKİLO(gram)BOY(cm)BAŞ ÇEVRESİ (cm)
Doğum2.475- 4.00049- 52.532-37
1. ay   2.800- 4.600    51.5- 56.8    34-39
2. ay         3.500- 6000       54- 59.5    36- 41
3. ay         4.000-7.000   54-64.5     36.8- 41.5
4. ay     4.600- 7.500      56- 67.5   39-43
5. ay      5.200- 9.000   58- 7039.5- 44
6. ay     5.400- 9.200 58-70.5    39.6-44.6
9. ay     6.400-10.80061.5-75.5    41.4-46.2
12. ay    7.000 –12.000 64,5-80     42,4-46,9
15. ay 7.700- 13.000   68-84.5     42.8- 47.8
18. ay       8.250- 13.700   71-88.5     43-48.3
21. ay     8.700-14.40073.5-92 
24. ay      9.150- 15.10076.5-95 

3 Ağustos 2010 Salı

AŞI TAKVİMİ


Üçüncü aydan önceki aşılar:
Doğumda 1. ay 2. ay
Hepatit B aşısı Hepatit B aşısı DTaP-IPV-Hib aşısı
BCG (Verem Aşısı)
PVC (Konjüge Pnömokok Aşısı)
Rotavirüs
Üçüncü aydan sonraki aşılar:
4. ay 6. ay 12. ay 15. ay 18. ay 2. Yaş 4-6 Yaş
DTaP-IPV-Hib DTaP-IPV-Hib KKK Suçiçeği DTaP-IPV-Hib Polisakkarit Pnömokok KKK
PVC Hepatit B Hepatit A Hepatit A DTaP-IPV
Rotavirüs PVC PVC Suçiçeği
Rotavirüs